Sebebini tam olarak bilemesem de bu sıralar pek yazasım yok. İçimde, nedenini tam olarak anlayamadığım bir mutsuzluk mu yoksa her şeyden bıkmışlık mı var, anlamıyorum. Şöyle bir baktım da yazmayalı bir ayı geçmiş. Sınavdı, okuldu derken kendimce yazmamak için çocukca bahanelere sığınabiliyordum. Şimdi okul mokul kalmadığına göre, yazmamak için de bir engelimin kalmaması gerekir. Ama hiç de öyle değil.

Öylesine içimden gelmiyor ki, öylesine üşeniyorum ki, şu satırları sırf neden yazmadığımın az da olsa sebebini öğrenebilesiniz diye karalıyorum. Hatta öyle ki, her yazıma en aşağı bir de olsa resim iliştirirdim. Bunda, onu da yapmayacağım. Ne kadar süre daha yazmam, bilemiyorum. Şu sıralar olmuyor, olamıyor. Bu kısa, basit bir o kadar da zorlama yazımı Bulutsuzluk Özlemi’nin dilime pelesenk olmuş şarkısıyla bitireyim bari…

Üretmeliyim. Üretmeliyim. Üretmeliyim. Üretmeliyim. Üretmeliyim. Üretmeliyim. Beynim zonkluyor!